Yandex

Cilt Kanserinde Erken Teşhisin İlk Adımı:

Cilt Kanserinde Erken Teşhis için İlk Adım: “Kendi Kendine Deri Muayenesi”

Cildinizi tanıyor musunuz?

Günlük hayatta güneş ışınları, toz, darbe gibi birçok etkiye maruz kalan cilt, vücudu adeta kalkan gibi koruyor. Peki, çoğu dış etkene karşı vücudumuzu koruyan cildimizi ne kadar tanıyor, nasıl gözlemliyor ve ne kadar önemsiyoruz? Uzmanlar, son zamanlarda artış gösteren melanom (ben kanseri) ve cilt kanserinde erken teşhis için kişinin kendi vücudunu tanımasına ve kendi kendine deri muayenesinin önemine dikkat çekiyor.

Vücudun koruyucu örtüsü olan cilt üzerinde bazen sivilce, ben, yara, kabarıklık, kızarıklık gibi değişik lezyonlar gelişebiliyor ve bu oluşumlar kimi zaman cilt kanseri öncüsü olabiliyor. Ayrıca deride meydana gelen siğil gibi oluşum, inci gibi parlayan bir kabarıklık (nodül), çukurluk, 2-3 haftada iyileşmeyen yara, kaşınan, acıyan, kanayan büyüyen/değişim gösteren deri lezyonları da cilt kanserinin habercisi olabiliyor.

Sık rastlanan ve genellikle vücudun görünen yerlerinde ortaya çıkan cilt kanseri öncüsü lezyonlar ve cilt kanserleri, kendi kendine deri muayenesiyle kolayca fark edilebiliyor. Malign melanom ve nadir rastlanan deri tümörleri dahil, hemen hemen tüm deri kanserlerinde erken teşhis hayati tehlikeyi ortadan kaldırıyor. Kadınlar özellikle yüz ve bacaklarındaki deri lezyonlarını ve değişimleri erken fark ettikleri için daha avantajlı olabiliyor.

Kişinin cildinde meydana gelen değişimleri kontrol etmesi için herkesin ayda bir kere kendi kendine deri muayenesi yapması gerektiğini söyleyen Neolife Tıp Merkezi Danışman Hekimi, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sıdıka Kurul, “Çok sık rastlanan bazal hücreli cilt kanseri ölümcül bir risk taşımıyor. Buna karşın spinal hücreli kanser ve özellikle melanom önemle üzerinde durulması gereken klinik durumlar. Kendi kendine deri muayenesi sayesinde kişi hem cildini tanıyor hem de deride var olan ve doktor kontrolünden geçmiş leke/ben gibi lezyonları takip edip, fark ettiği değişiklikler için hemen doktorunun fikrini alıyor. Yaş ve cinsiyet farkı gözetilmeksizin ayda bir defa kendi kendine deri muayenesi ve yılda bir defa doktor muayenesi deri hastalıklarının ve nerdeyse tüm deri kanserlerinin erken teşhis edilmesini sağlıyabilir. Vücutta ortaya çıkan ben, leke, kahverengi nokta, yara ya da ülser gibi her yeni oluşumda da mutlaka doktora başvurmak gerekiyor.” diyor.

Adım adım kendi kendine deri muayenesi

Kendi kendine deri muayenesi için parlak ışıklı bir ortam, büyük boy ayna, el aynası, saç kurutma makinesi veya tarağa ihtiyaç olduğunu söyleyen Kurul, muayene için şu önemli noktalara dikkat çekiyor: “Boy aynasının önünde öncelikle yüz (burun, dudak, ağız), kulak ve boyun; kadınlarda meme derisi, meme altı, göğüs, karın, sırt ve kalça; bacakların iç-dış, yan ve arkası, kolların ön-arka, alt-üst ve omuzların kontrol edilmesi gerekiyor. Kulak arkası, ense, sırt, kalça ve bacakların arka kısmı ve genital bölge gibi görülemeyen/zor görülen yerlerde ise el aynası desteği ile (çift ayna) muayeneye devam edilmeli. Parmaklar dahil el içi ve sırtı, parmak araları ve tırnaklar; bacaklar, ayak bilekleri, ayak üstü, ayak altı ve parmak aralarının çıplak gözle kontrol edilmesi gerekiyor.

Tarak, saç kurutma makinesi veya el yardımıyla saçlı derinin de düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor. Muayene sonrasında değişikliklerin not edilmesiyle özellikle boyut, şekil, renk değişimi ve yeni oluşumlar gibi farklılıklar rahatlıkla gözlemlenebiliyor. Yeni bir oluşum veya değişiklik fark edildiği zaman ise kesinlikle bir doktora başvurmak gerekiyor. Muayene sonrası koruyucu cerrahi, kanserin tedavisi için cerrahi veya düzenli takip kararı alınır.” diyor.