Kanserde Erken Teşhisin Önemi

Kanserde Erken Teşhisin Önemi

Kanserde Erken Teşhisin Önemi

Kanserde Erken Teşhisin Önemi

Türkiye'de her yıl yaklaşık 175 bin kişiye kanser teşhisi konuluyor. Hayatın her alanında var olan kanserojen maddeler; insanları ister istemez korkutuyor ve tedbirli yaşamaya yöneltiyor. Ancak unutulmamalıdır ki, kanser; erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir hastalıktır.

Kanserde erken tanı, yaşam kalitesi ve süresinin artması açısından önem taşıyor. Bu hastalığı yenmenin yolu ise onu tanımak ve doğru tedavi stratejisini belirlemekten geçiyor. Neolife Tıp Merkezi Başhekimi Nesrin Aslan, “4 Şubat Dünya Kanser Günü” öncesinde kanser ile ilgili bilinmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Kanser Nedir?

Normal vücut hücreleri belli bir düzen içerisinde büyüyüp, çoğalıyor ve ölüyor. Kanser; genetik hasarlanma sonucu hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalması ile ortaya çıkıyor. Genetik yapıda (DNA'da) her gün yaklaşık 10.000 değişiklik olmasına rağmen bağışıklık sistemi, her milisaniye vücudumuzu tarıyor ve genetik hasara uğramış hücreleri yok ediyor. Ancak değişime uğrayan hücrelerin çok küçük bir kısmı bile kansere neden olabiliyor. Genellikle sebebi açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, ateş, deri bulguları ve ağrı gibi şikayetlerle ortaya çıkan kanser; bulunduğu yere göre de farklı bulgular gösterebiliyor.

Kanserin Risk Faktörleri Nelerdir?

Genlerdeki değişim, yaşam tarzı ve çevresel faktörler; kanserin oluşum riskini belirliyor. Radyasyon, sigara, alkol, sağlıksız beslenme, fiziksel aktivitenin azlığı ve güneş ışınları dünya genelinde ana risk faktörleri arasında sayılıyor. Araştırmalar, 2012 yılında dünyada toplam 14,1 milyon yeni kanser vakasının bulunduğunu gösteriyor. Dünyada en çok tanı konulan kanserler ararsında ilk sırada akciğer kanseri (yüzde 13) geliyor ve onu sırasıyla meme (yüzde 11,9) ve kolon kanseri (yüzde 9,7) izliyor. Tüm kanserlerin yüzde 3 ila 10’unda genetik faktörlerin ön plana çıktığını belirten Aslan, BRCA1 ve 2 gen mutasyonu pozitif olanların yüzde 75’inde meme ve yumurtalık kanseri riskinin bulunduğuna dikkat çekiyor. Sigaranın başta akciğer, gırtlak ve ağız boşluğu kanserleri olmak üzere tüm organlarda kansere neden olabiliyor. Sigara aynı zamanda kadınlarda 14,5 yıl, erkeklerde ise 13,2 yıl ömrün kısalmasına neden oluyor. Pasif içicilerin de risk altında olduğunu unutmamak gerekiyor.

Günümüzde kanser erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir hastalık olarak değerlendirilmektedir.

En önemli şartlardan biri de düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi. Unutmayın erken teşhis hayat kurtarır.

Kanserden Korunmanın Yolları Nelerdir?

Kanserden korunmanın farklı yolları vardır. Özellikle yaşam tarzında yapılacak değişiklikler bu yollardan ilki olacaktır. Yiyecekler, düzenli yaşam şekli, stres azaltıcı hayat biçimi, düzenli egzersiz yapılması sayesinde vücudun savunma sistemleri güçlendirilebilir. Ayrıca, sağlıklı beslenme ve kilo ile kanser arasında bir ilişki bulunduğunu belirten Aslan, “Kanserden korunmak için az yağlı besinler tüketmeye ve şekeri azaltmaya özen göstermek gerekiyor. Vücut kitle endeksinin 25’ten düşük olmasına dikkat etmekte fayda var. Bol sebze ve meyve tüketmeli, düzenli egzersiz ile vücut ağırlığını korumaya çalışmak da oldukça önemli. Ayrıca vücut ağırlığındaki artış, hormonal değişimlere neden oluyor. Özellikle östrojen ve insülin hormonu artışı, tümör büyümesini destekliyor.” diyor. Vücutta yeni oluşan benler ya da yıllardır var olan bir bende şekil, boyut veya renk değişikliğinin görülmesi cilt kanserini akla getirebiliyor. Ciltte DNA hasarını oluşturan güneş ışınları ve solaryumdan kaçınmak gerekiyor.

Kanserin Belirtileri Nelerdir?

Kanserin belirtilerini bilmek hastalığın erken teşhisi açısından önemlidir, ancak bu belirtilerin birine veya daha fazlasına sahip olmak kişinin kanser olduğu anlamına da gelmeyebilir. İşte bu nedenle düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerekiyor:

  • Vücutta ele gelen kitleler, şişlikler,
  • Deri değişiklikleri,
  • İyileşmeyen yaralar,
  • Bağırsak ve idrar alışkanlıklarındaki değişiklik, anormal kanamalar, akıntılar,
  • Yutma güçlüğü,
  • Açıklanmayan kilo kaybı, ateş, halsizlik, ağrı,
  • Ağızda ve bademcikler üzerinde beyaz plaklar kanserin habercisi olabiliyor.

Kanser İle Obezite Arasında İlişki Var Mıdır?

Obezite ve Kanser İlişkisi: Neler Biliyorsunuz?

Obezite, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sıklıkla görünen, diyabet, kalp krizi, hipertansiyon ve yüksek kolesterol gibi birçok ciddi rahatsızlığa sebep olan bir sağlık problemi olarak hayatımızda yerini almaktadır. Toplumun geneline bakıldığında birçok insanın obezite ile mücadele ettiği görülmektedir. Örneğin Amerika’da yetişkinlerin 1/3’ü obez olarak değerlendirilirken, 6 - 11 ve 12 - 19 yaş arası çocukların ’inde obezite görülmektedir. Türkiye’de ise TUİK’in yaptığı araştırmalarda 15 yaş ve daha yukarı yaştaki nüfusun ,2’sinin obez ve %34,8’inin fazla kilolu olduğu görülmektedir.

Obezite toplumumuzda sadece kilo ile ilgili bir hastalık olarak algılansa da birçok hastalığın habercisi olabilmektedir. Yapılan araştırmalar obezitenin günümüzde farklı türde kanserlerin de(meme - kolon ektum, endometrium, böbrek, tiroid ve pankreas gibi) tetikleyicisi olduğunu ve önümüzdeki yıllarda obeziteye bağlı yeni kanser vakalarının ortaya çıkacağını göstermektedir. Ancak uzmanlar, obeziteyi kontrol altına alarak kanser başta olmak üzere birçok hastalığın önüne geçilebileceğini de savunmaktadırlar.

Obezite nedir? Nasıl Ölçülür?

Obezite kısaca insan vücudundaki orantısız yağ miktarı ile ifade edilmektedir. Kişinin vücudundaki yağ oranını ölçmek içinVücut Kitle İndeksini (VKİ) bilmesi gerekmektedir. Boyun kilo ile oranı hesaplanarak Vücut Kitle İndeksine (VKİ) ulaşılır.

Yaş Aralığına Göre Vücut Kitle İndeksi Oranları

Kısa bir örnek ile Vücut Kitle İndeksinin nasıl hesaplanacağına bakalım:

Vücut Kitle İndeksi (VKİ) = Vücut Ağırlığı (kg.) / Boy uzunluğunun karesi (m.)

İdeal Kilo = Ulaşılmak istenen VKİ değeri x Boy uzunluğunun karesi

Vücut Kitle İndeksi kişinin yaş aralığına göre değişiklik göstermekte ve yaş ilerledikçe vücut kitle indeksinde bir artış olabilmektedir. Yaş aralıklarına göre ideal vücut kitle indeksinizi öğrenmek için aşağıdaki tabloyu inceleyebilirsiniz.

 

YAŞ

İDEAL VKİ
19-24 19-24 kg/m2
25-34 20-25 kg/m2
35-44 31-26 kg/m2

45-54

22-27 kg/m2

55-65

23-28 kg/m2

+65

24-29 kg/m2

Obezite ve Kanser Riskini Nasıl Azaltabilirsiniz?

Obezite ve kanser riskini azaltabilmenin en iyi yollarından birkaçı günlük olarak egzersiz yapmak ve porsiyonlarınızı kontrol altında tutabileceğiniz sağlıklı bir diyet programı uygulamaktır. İşte size birkaç öneri:

Her gün en az 30 dakika egzersiz yapın.

Her öğününüzde farklı sebze ve meyvelerden tüketin.

Kırmızı et tüketiminizi azaltın ve işlenmiş et ve et ürünlerinden kaçının.

Vücut kitle indeksinizi, sağlıklı kilonuzu koruyun.

Kanserli Hastalarla İyi İletişim Kurmanın Yolları

Kanser tedavisi gören veya tanısı konmuş kişi eşiniz, akrabanız, kardeşiniz veya çocuğunuz olabilir. Onunla kanser hakkında konuşmak çok zor olsa dahi, tedavi sürecinde karşılıklı kurulan sağlam bir diyaloğun hasta ve hasta yakınları için olumlu etkilerinin olduğu bilinmektedir. Ancak bu gibi zor durumlarda çoğu insan ne söylemesi ya da sorması gerektiğini bilememekte ve bu durumdan sıkıntı duymaktadır.

Tedavi sürecinde olan bazı kişiler için kanserden söz etmek kişisel korkuları veya hikâyeleri ortaya çıkarabilmektedir. Bu yüzden kanser tedavisi gören birçok kişi karşısındaki çok sevdiği biri olsa bile diyaloğa girmekten tereddüt duyabilir, tedavi süreci ve yaşadığı deneyimleri bahsetmekten uzak durmaya çalışabilir.

Kanser tedavisi gören kişiler ile diyalog kurmaya çalışırken doğru kelimeleri bulmanızı sağlayacak ipuçları ve bir takım yöntemler bu süreci daha rahat geçirebilmeniz ve yönetebilmeniz için size yardımcı olacaktır.

Doğru iletişimin ipuçları:

Sevdiğiniz kişiye onu hep düşündüğünüzü söylemeyi ve hissettirmeyi ihmal etmeyin

Kanser tedavisi gören kişiye “Her zaman yanındayım” veya “Seni seviyorum ve bütün bunların üstesinden beraber geleceğiz” şeklinde söylemler ile yaklaşın ve buna kalben hissederek inanmasını sağlayın. Hatta “Ne diyeceğimi bilemiyorum” demek bile bazen iyi gelebilir. “Seni hep düşünüyorum” diye yazdığınız basit bir not bile onun için çok şey ifade edebilir.

Konuşmadan önce düşünün

Tedavi sürecinde hastaların çok hassas olduğunu unutmayın. Yapacaklarınızın ve sözcüklerinizin tedavi sürecindeki kişiler için etkisi çok güçlü olabilir. Samimi olmaya özen gösterin, empati kurmaya çalışın, kederli ve hüzünlü olmak yerine her zaman pozitif olmaya özen gösterin.

Sevdiğiniz insanın isteklerini dinleyin.

Sevdiğiniz kişinin ne hakkında konuşmak istediğine önem verin. Konuşmak istedikleri her zaman kanser ya da kanserle ilgili olmak durumunda olmayabilir. Büyük ihtimalle o da olabildiğince normal hissetmek isteyecektir. Sevdiğiniz insan ne zaman isterse o zaman kanser ve tedavi süreci hakkında konuşsun ve siz de ona pozitif anlamda destek olun.

Sevdiğiniz kişiye yoğunlaşın

Konuşmalarınızda tedavi sürecinde hastanın ana sıkıntı unsurlarından olan baş ağrıları, sırt ağrıları veya diğer stres unsurlarından bahsetmemeye özen gösterin.

Sadece dinleyin

Bazen sadece yanında olup, karşınızdakinin gözlerinin içine bakarak, onu gerçekten dinlediğinizi hissettirerek en doğru işi yapmış olursunuz.

Bırakın tedavi süreci ile ilgili bilgileri o istediği zaman sizinle paylaşsın

Sürekli olarak kan testleri, tümörler hakkında konuşmaktansa sevdiğiniz kişiye ne zaman isterse konuşmaya hazır olduğunuzu söyleyin. Sürekli hastalık ile ilgili yapılan konuşmalar tedavi gören kişiyi de olumsuz etkileyecek ve bunaltacaktır.

Yaşanılan tedavi sürecini hafife almayın

Onlara “ Merak etme iyi olacaksın” demek yerine “ çok üzgünüm” veya “Her şey yoluna girecek” deyin. Aynı zamana sevdiğinizin kanserine “İyi huylu kanser” demeyin. Bu tarz sözler o kişinin geçirdiği süreci hafife aldığınızı düşünmesine neden olabilir.

Unutmayın sadece o kişi ne hissettiğini ve kansere yakalanmanın ne olduğunu biliyor

“Ne hissettiğini anlıyorum” yerine “Sana çok değer veriyorum ve yardım etmek” istiyorum demeye çalışın.

Fiziksel tespitlerden ve görünüşü hakkında negatif yorum yapmaktan kaçının

Eğer bir şey söylemeniz gerekiyorsa olumsuz ifadeler yerine çok güçlü veya güzel gözüktüğünü söyleyin. Sizin pozitif söylemleriniz karşınızdaki kişiyi de olumlu etkiler.

Kıyaslamalardan kaçının

Herkesin kanser ile mücadele etme şekli farklıdır. Diğer tedavi gören kanser hastaları ile sevdiğiniz kişinin durumunu kıyaslamanız doğru olmayacaktır. Herkes şahsına özeldir ve herkesin kanser tedavisi sürecinde yaşadığı deneyim, ruh hali ve kansere yaklaşımı birbirinden farklıdır.

Sevdiklerinize sevginizi göstermekten çekinmeyin ve gücünüz yettiği kadar yardım edin

Tedavi sürecinde olan yakınınızın karşısına hoşuna gidecek, onunla tedavi sürecinin yoruculuğunu unutmadan yapabileceğiniz aktiviteler bulun. Çocuklara bakarak, yemek yaparak tedavi sürecinden dolayı yapamadığı günlük yaşantısına destek olabilirsiniz.

Onları cesaretlendirecek hikayeler anlatın

Kanseri yenen insanların başarı hikayelerini anlatmak onları cesaretlendirecek ve tedavi sürecine inançlarını arttıracaktır.

35-44