Kıl Dönmesi Tedavisinde Tercih Edilen Yöntemler

Kuyruk sokumu bölgesinde görülmekte olan kıl dönmesi hastalığı (pilonidal sinus), yüz, kol ya da bacaklarda meydana gelen batıklarla karıştırılmamalıdır. Kıl dönmesi hastalığı ile batık adını verdiğimiz kıl dönmesi problemi birbirinden farklıdır. Pilonidal sinus, kuyruk sokumu bölgesinde görülen ve cilt altında toplanmış olan kıl yumaklarının yol açtığı iltihabik bir hastalıktır. Bu nedenle cımbız, ilaç ya da lazer epilasyon gibi tekniklerle tedavi edilmesi mümkün değildir. Kıl dönmesi hastalığının tek tedavisi ameliyat yani cerrahi girişimde bulunmaktır.  

Kıl Dönmesi Tedavisinde Ameliyat Çeşitleri

Uzun süreki akıntıyla giden pilonidal sinus vakalarının çoğu için en uygun ameliyat tekniği yama (flep) yöntemidir. Flep, hastalıklı dokunun tamamen çıkartılmasını içeren bir operasyondur. Bu esnada komşu kaçla dokularından cilt ve cilt altını kapsayan bir yama dokusu hazırlanır. Yama, yaranın çıkartılmasından sonra bölgede kalan boşluğa dikilir. Uzun sönem sonuçlarına bakılarak en başarılı ameliyat tekniği olarak görülmektedir.

Kıl dönmesi tedavisinde ameliyat çeşitlerinden biri de dokunun çıkartılıp, yaranın açık bırakılmasıdır. Bu işlemde hastalıklı bölge çıkartılırken yara ise olduğu gibi açık bırakılmaktadır. Ameliyatın kendisi kolay ve kısa bir işlemdir ancak ameliyattan sonra açık yaranın iyileşme süreci 6-8 haftayı bulmaktadır. Hasta açısından iyileşme süreci zahmetli görüldüğü için çok tercih edilen bir yöntem değildir.

Mikrosinüsektomi, kıl dönmesi çok küçük bir alanda meydana gelmiş olan hastalarda uygulanmaktadır. Bu nedenle hem basit hem de hastaların az bir kısmında uygulanabilen bir ameliyat tipidir.

Kıl Dönmesi Ameliyatı Sonrası

Kıl dönmesi ameliyatları spiral enestezi altında gerçekleştirilmekte olup özel bir durum olmadıkça genel anesteziye gerek görülmemektedir. Hastalığın sadece küçük bir alanda olması durumunda ise lokal anestezi yeterli olmaktadır. Ameliyat esnasında hasta anesteziden ötürü ağrı hissi duymayacağı için ameliyattan sonra da önemli bir yıpranma yaşamamaktadır. Ağrı kesicilere uyuşmanın etkisi geçmeden başlanır ve aralıklarla tekrarlanır. Böylece hasta ameliyattan sonra da ciddi bir ağrı problemi yaşamamaktadır. 

Hastanın ameliyattan sonra bir gece hastanede yatması önerilmektedir.