Obezite Nasıl Tedavi Edilir ?

Obezitenin Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Kabaca 3 grupta inceleyebiliriz

  • Tıbbi  Tedavi
  • Ameliyat Dışı Girişimsel Yöntemlerle Tedavi
  • Obezite’nin Cerrahi Tedavisi

Obezitenin Tıbbi Tedavisi

Morbid Obezite kronik bir hastalıktır. Tedavisi çok zordur. Diyet yapan hastalar zayıflamayı başarsalar da kilolarını koruyamamaktadırlar.Obezite nedeniyle cerrahi olmayan yöntemlerle kilo verme programlarına katılan hastaların neredeyse tamamının, verdikleri kiloları beş yıl içerisinde tekrar aldıkları görülmüştür.

Piyasada kilo kaybı sağlamaya yönelik reçeteli ya da reçetesiz satılan bir sürü ilaç bulunmasına rağmen, bunların morbid obeziteyi uzun vadeli tedavi edecek önemli bir rolü bulunmamaktadır. İştah azaltan ilaçlar ancak 15 ile 30 kg kadar kilo vermeye yardımcı olabilmekte, buna karşın bu ilaçların çok ciddi yan etkileri ile karşılaşılmaktadır. Kilo vermeye yönelik çeşitli profesyonel programlar, düşük kalorili diyetler ve fiziksel aktivite arttırıcı yöntemler ile birlikte hastalarda haftada bir ya da iki kilo kaybı gözlenmiştir, ancak bu kiloların neredeyse tamamı yaklaşık 5 yıl içinde tekrar alınmaktadır. Hastaların bir diyet yöntemini daha deneyecek sabırları kalmamıştır. Milyonlarca hastanın diyet serüveni üzerine yapılan çalışmalar göstermiştir ki, ileri derecede obez bir hastanın diyet ve egzersiz gibi geleneksel yöntemlerle “kalıcı”kilo verme şansı %5 civarındadır. Her 100 morbid obezin 95’i, diyet polikliniklerinde ve spor salonlarında boşuna zaman geçirmektedir.

Obezitenin Ameliyat dışı Girişimsel Yöntemlerle Tedavisi

“MORBİD OBEZ” lerde yani vücut kitle index’i 40’ın üzerinde olanlarda kilo kaybını kalıcı olarak sağlamak amacıyla bu hastalara cerrahi girişim önerilmesine karşın, vücut kitle indeksi 30 ila 40 arasında olanlarda değişik yöntem arayışına girişilmiş ve aşağıda detaylı olarak anlatacağımız birtakım girişimsel yöntemleri ortaya konularak uygulanır hale gelmiştir.

Morbit Obezitede Endoskopik Olarak Uygulanan Başlıca Girişimsel İşlemler Şunlardır

  1. ENDOSKOPİK (İNTRAGASTRİK) BALON UYGULAMA
  2. ENDOSKOPİK OLARAK MİDEYE BOTOX UYGULANMASI
  3. ENDOSKOPİK  ENDOBARİER  UYGULAMASI  (MİDEDEN BAĞIRSAĞA TÜP GEÇİRİLMESİ)

Bu yöntemler daha çok vücut kitle indeksi 30 ila 40 arasında uygulanan yöntemlerdir. Seçim yapılırken, hastanın vücut kitle indeksine (VKI - BMI), obeziteye eşlik eden diyabet,,hipertansiyon, hiperkolesterolemi  gibi yandaş hastalıkların olup olmamasına ve kişinin yemek yeme alışkanlıklarına  bakılır ve ona göre hangi yöntemin uygulanacağına karar verilir.

İşlemler:

İntragastrik Balon Uygulaması

Mideye şişirilebilir bir balon yerleştirerek kilo verdirme yöntemi, ilk defa 1982 yılında ünlü kalp cerrahı Debakey tarafından geliştirilmiştir. İlk kullanım amacı obez kalp hastalarını cerrahi operasyonlar öncesinde zayıflatmak ve böylece ameliyat risklerini en aza indirmektir. Bu yöntemin etkili olduğunun görülmesi ile en ideal mide balonunun geliştirilmesi için çalışmalar hızlandırılmıştır ve günümüzde de devam etmektedir.

Günümüzde mevcut iki tip mide balonu vardır. Bunlardan biri silikondan üretilen ve havayla şişirilen Heliosphere olup, Fransız Helioscopie firması tarafından üretilmektedir. Diğer balon ise Inamed - Allergan tarafından üretilen ve serumla doldurulan BIB sistemidir. Her iki sistem de hastanın midesinde bir kitle etkisi oluşturup, tokluk hissi yaratarak etki etmektedir. BIB sisteminin mide boşalımını da geciktirerek Ghrelin hormonu üzerinden açlık hissini azalttığı da belirtilmektedir. Helioscopie ise, hava ile dolum sisteminin mantığını tokluk hissinin midenin çıkımından değil, fundus denilen üst bölgelerinden kaynaklanmasına dayandırmaktadır.

Bu yöntem obezite tedavisinde kalıcı bir tedavi yöntemi değildir.  Günümüzde genelde vücut kitle index’i 35 ila 40 arasında olan normal diabetik olmayan obezlerde, birde VKİ’i 55-60’ın üzerinde olan ve yandaş hastalığı olan gastrik bypass adayı olan süper obezlerde ameliyat öncesi genel şartlarını düzetmek ve ameliyata daha iyi şartlarda girmesini sağlamak amacıyla ameliyat öncesi geçici olarak uygulanan bir yöntemdir.

Endoskopik Olarak Mideye Botox Uygulanması

Mide Botoksu Nedir?

Mide botoksu kısaca; endoskopik olarak midenin kas tabakasına botoks enjekte edilmesidir.  Bu uygulama, midenin iştah ve açlık sinirlerini geçici olarak felç etmeyi amaçlayan bir yöntemdir. İşlem endoskopik bir yöntem olduğu için ameliyat hazırlığına gerek duyulmadan yapılır. Mide botoksu işlemi 15-20  dakika gibi kısa bir sürede tamamlandığından işlem sonrası hasta bir ya da iki saat tedavi merkezinde dinlendirilip evine gidebilir.

Mide botokosu 3. Gün kendini göstermeye başlar. Yedinci gün etkisi maksimuma ulaşır. İşlemden sonra hastalar 6-8 ay sonra ideal kiloya ulaşırlar. Bu yöntemde midenin boşalması geciktiği için hastalar uzun süre açlık hissetmezler ve az bir gıda ile tokluk hissine ulaşırlar. Mide botoksu işlemi özel bir hazırlık gerektirmez. Endoskopik olarak yapıldığı için ameliyatın gerektirdiği bir hazırlığa ihtiyaç yoktur.  Pek ağrılı bir işlem olmamasına rağmen endoskopi işlemi sırasında hastalar uyutulur, sonra mide botoksu işlemi tamamlanır. İşlemden sonra hasta uyandırılır. Daha sonra ise hastalar hastanede yatmaya gerek kalmadan, kısa sürede evine gidebilir. Kilo verme sürecinde ise düzenli kontrolleri yapılmalıdır. Mide botoksu için özel bir diyet yapmak gerekmiyor. Midenin iştah ve açlık hormunu sinirleri geçici olarak felç edildiği için hasta uzun süre acıkmaz ve  çok az gıdayla  doygunluk sağlanır.

Mide botoksu nasıl etki ediyor?

Mide botoksu, mide kaslarına enjekte ediliyor. Bu sayede kasların kasılma süresi yavaşlıyor ve besinler daha uzun sürede sindiriliyor. Bu sayede de uzun süre tokluk hissi devam ederek kilo verme kolaylaşır. Obezite ile mücadelede devrim niteliğinde bir yenilik olan mide botoksu, dünyada da yaygınlaşmaya başlamıştır. Kilo sorunu yaşayan kişiler, mide botoksu yöntemi sayesinde amaçladıkları kiloya kısa sürede ulaşabilmekte, böylece zayıflayarak hayat kaliteleri artmakta ve sağlıklı bir yaşam tarzı sürebilmektedirler.

Mide botoksu kimlere yapılır?

Botoks, genel olarak yüzdeki kırışıklıkları açmak için kullanılan bir yöntemdir. Botilinium toksini denilen bir maddeden elde edilen botoks sulandırılarak derialtındaki kaslara enjekte edilir.

Midede  botoksun kullanılabileceğinin keşfedilmesiyle  obeziteye karşı savaşta büyük bir çığır açılmış olup  adeta obeziteye karşı alınabilecek, önlem niteliğinde bir işlem haline gelmiştir.

Normalde mideye besin girdiğinde, mide kasılmaya başlar, beyine uyarı gider ve mide asit salgılamaya başlar. Mide botoksu ise bu aşamada midenin kasılmasını ve iştah merkezinin aktif hale gelmesini engeller. Bu sayede hem kısa sürede tokluk hissine ulaşılır, hem de uzun süre doygunluk hissinin devam etmesine sebep olarak acıkmayı geciktirir. Böylece  fazla yemek yeme engellenmiş olur. Az porsiyonla doyumu sağlayan bu yöntem, kısa sürede kilo verebilmeyi sağlayabilmektedir.

Mide botoksu yaptırmak için gereken vücut kitle endeksi, yüzde 35 ve altı olmalıdır. Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta; MİDE BOTOKSUNUN  BİR OBEZİTE CERRAHİSİ İŞLEMİ OLMADIĞIDIR. Obezite sınırını geçen yani vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde olan kişilere mide botoksu uygulanmaz.  Obezite cerrahisinde fazla kiloların %80’inden kurtulmak mümkün olabileceği söz konusu iken,  MİDE BOTOKSU İŞLEMİ  henüz obezite tanısı almamış kişilere yapıldığı için  bu yöntemde ancak fazla kiloların %40’ından kurtulmak mümkün olabilmektedir. Ancak bu gibi kişlerde bu orandaki kilo kaybı bile yeterli olabilmektedir. Mide botoksu, bu aşamada obeziteye karşı bir önlem niteliğinde işlem olarak karşımıza çıkmış gibidir.

İşlemin tekrarlaması gerekiyor mu?

Bazen mide botoksu işleminin tekrarlanmasına gerek duyulabilmektedir. Alışkanlıkların değişme süreci, genel olarak bir sene olduğu için ilk işlemden sonraki bir yıl boyunca kontroller yapılır. Eğer koşullar gerektiriyor ise altı ay sonra yeniden mide botoksu enjekte etmek daha sağlıklı olabilir. Ancak her hasta için bu durum gerekmez. Mide botoksundan sonra hasta beslenme ve egzersiz alışkanlıkları değiştirirse, daha iyi sonuç alınır ve işlemin tekrarlanmasına gerek duyulmaz.

Mide botoksunun yan etkileri ya da komplikasyonları var mı?

Mide botoksunun ilk uygulandığı haftada görülen bulantı, dolgunluk hissinin yaptığı hafif ağrı ve bazı kişilerde görülen kusma isteği dışında yan etkisi ya da komplikasyonu yok gibidir. Bu sebeple de başarı oranları yüksek olan güvenilir bir yöntemdir. Kişi, mide botoksu işlemi uygulandıktan 1 -2 saat sonra sonra yürüyerek hastaneden rahatlıkla çıkabilmektedir. .

Mide botoksu işleminden sonra hastanın takip etmesi gereken bir diyet var mıdır?

Mide botoksundan sonra hastanın takip etmesi gereken özel bir beslenme programı yoktur. Ancak operasyonun yapıldığı gün hastanın sıvı gıdalarla beslenmesi gerekmektedir. Bunun dışında diyetisyen kontrolünde bir beslenme düzeninin takip edilmesi de ekstra bir avantaj sağlayacaktır. İşlemden sonra hastanın ayda bir kontrollere gelmesi önerilir. Hızlı bir şekilde kilo kaybını gören hastalar, motive olmakta  ve bu sayede verilen kiloların korunması da daha kolay bir hale gelmaktedir.

Mide botoksu yaptırmak için bir yaş sınırı var mı?

Mide botoksunun bir yaş sınırı yoktur, ancak genel olarak 60 ve üzeri yaştaki hastalar için önerilmez. 60 yaş ve üzeri kişilerde belirli besin eksikliklerine neden  olabildiği için faydadan çok zarara yol açabilir. Bu sebeple de botoksun tolere edilmesi bu yaş grubundaki hastalar için zorlaşabilir.

Endoskopik Endobarier Uygulaması ( Mide İçerisinden Onikiparmak Bağırsağına Tüp Geçirilmesi)

Endoskopik olarak mideye girilip oradan oniki parmak barsağı içerisine yerleştirilen  35- 40 cm uzunluğunda tüp şeklinde bir (aparat) kılıftır.

Gıdaların hiçbir değişikliğe uğramadan ve emilime uğramadan ince bağırsağın ileri kısımlarına aktarılmasını sağlar. Özellikle Tip 2 diabeti olan ve vücut kitle indeksi 30’un üzerinde olan, VKİ’i 30’un üzerinde olup en azından 1 adet yandaş hastalığı olan kişilerde veya VKİ’i 35’in üzerinde olan hastalarda kullanılmaktadır. Bu aparat yerleştirildikten sonra en fazla 12 ay yerinde bırakılabilmektedir.