Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi)

Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi)

Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi)

Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi)

1990 senesinden beri mide küçültmek için operasyonlar yapılsa dahi, bugün uygulanan tüp mide ameliyat tekniği yani diğer bir adıyla,sleeve gastrektomi tekniği son olarak 2001 senesinde tarif edilmiştir. Tüp mide ameliyatı önceleri, bilinen gastrik by-pass ve biliopankreatik diversiyon operasyonları uygulanamayacak kadar kilolu süper obez hastalarda  esas operasyon öncesi belli bir miktarda kilo verdirmek hedefiyle ilk aşama cerrahi olarak düşünülmüştür. Ancak bu hedefle tüp mide ameliyatı, yani sleeve gastrektomi uygulanan kişilerin tahmin edilenden çok ve daha önemlisi yeterli ölçüde kilo kaybettiğinin fark edilmesi ile, bu teknik tek başına uygulanabilen bir obezite ameliyatı olarak tıbbi litaratüre girmiştir.

En yaygın olarak yapılan mide küçültme ameliyatıdır. Son 5-10 sene içinde, mide bandı yönteminin yerine geçmiştir. Mide bandı ile ilgili problemlerin geneli, Tüp Mide ameliyatında ortaya çıkmaz. Mide Bandı yabancı bir cisim kullanılarak uygulanan bir yöntemdir. Ancak Tüp Mide Ameliyatında böyle bir durum söz konusu değildir. Midenin dış tarafından bir bölüm uzunlamasına çıkartılır bu sayede de mide daraltılmış olur.  

Sleeve Gastrektomi Nasıl Uygulanır?

Bütün obezite ve metabolik cerrahi tekniklerinde olduğu gibi sleeve gastrektomi ameliyatı da, tamamen laparoskopik adı verilen kapalı yöntem ile yapılır. Laparoskopik teknikte karında açılan iki tanesi 1- 1,5 cm, diğerleri bir santimden ufak 5 - 6 delik ile bütün bir ameliyat yapılabilmektedir. Operasyon sonrası ağrı son derece minimum orandadır. Bunun yanında, başarılı bir kozmetik netice ve erken mobilizasyon gibi laparoskopik cerrahinin bütün avantajları obezite cerrahisinde de geçerlidir. Tüp mide ameliyatında tek kullanımlık özel malzemelerde mide kesilir ve aynı anda üzerine dikilir.

Bu ameliyatta özel aletle kullanılarak midenin istenilen bölümünün kesilmesi ve dikilmesi uygulaması; bu işe göre özel olarak dizayn edilmiş ve yalnızca ameliyat olacak hastanın operasyonunda kullanılarak atılan özel cihazlar ile yapılır. Bu cihazlar mide duvarını keser ve birbirine özel dikişler aracılığı ile yapıştırır. Operasyon esnasında kalan midenin inceliği mide içerisine yerleştirilen bir tüp sayesinde ayarlanır. Kesilme operasyonun ardından midenin yaklaşık olarak %80 lik kısmı alınmış olur. Operasyon ardından kalan mide tıpkı muz biçiminde bir tüpü andırdığından dolayı bu yöntem, çoğunlukla tüp mide olarak geçer. Mide kesilme hattından kaçak riski vardır. Günümüzde uygulanan özel aletler ve dikişler sayesinde bu risk minimuma düşürülmüştür. Dikiş sırasında olabilecek bir kaçağı tespit etmek için mide özel bir boya ile doldurulur ve şişirilir. Bu sayede olabilecek kaçakları erkenden saptamak engellemek mümkün olmaktadır.  

Sleeve Gastrektomi Nasıl Etki Eder?

Normal bir metabolizmada, doyma hissi mide duvarının gerilmesi ile olur. Yani midenin yeteri kadar gıda ile dolmasının ardından duvarın gerilimi ile beyne doygunluk sinyali gider ve yeme eylemi tamamlanır. İşte Tüp mide ameliyatının amacı da; küçük bir mide hacmi ile daha az besin tüketerek erken doyum sağlamaktır. Tüp mide operasyonunun ardından, artık ince bir midenin mevcut olmasından dolayı, az bir miktarda besin mide duvarında gerilmeye sebep olacağından kişi erkenden doygunluk hisseder.

Diğer bir etkisi ise son dönemlerde üzerinde çok sık durulmaya başlanan ve açlık hissi hormonu olarak ta bilinen ”Gherelin” ismindeki hormon seviyesindeki değişikliktir. Gherelin, midenin fundus ismi verilen kubbe bölümündeki oksintik hücreler tarafından üretilen 28 amino-asitlik bir peptit (protein) tir. Kısaca,  midenin fundus(kubbe) kısmından salgılanan ve mide boş olduğu zaman beyne, ”yemek yemelisin” sinyali gönderen bir hormon şeklinde tanımlanabilir. Beyinde bulunan hipotalamus ya da pituiter kısmındaki reseptörlerin aktivasyonunu sağlayan  oldukça güçlü bir iştah arttırıcıdır. On iki parmak bağırsağına göre mide fundusunun her bir gramında 10-20 misli gherelin mevcuttur. Tüp mide ameliyatının ardından, mide fundusunun neredeyse tamamının çıkarılmasından dolayı gherelin düzeyi de düşer ve açlık hissi engellenir. Bu nedenle bu ameliyatın zayıflamaya  hormonal bir katkısı da olmaktadır. Tüp mide ameliyatı olan kişileri ameliyat ardından en çok şaşırtan etkisi de genellikle bu olmaktadır. Birçok kişi ameliyattan sonra az yemek yemekten ve çabuk doymaktan dolayı büyük bir mutluluk duyar. R-Y Gastrik Bypass ile karşılaştırılacak seviyede etkili bir kilo kaybının yaşanmasını sağlar.

  • Sleeve gastrektomi işlemi ile bir tüp veya muz şekline getirilerek küçültülen midenin hacmi de azalmış olur.
  • Böylece ister istemez yemek porsiyonları da küçülmüş olur.
  • Midenin çıkartılan bölümünden salgılanan açlık hormonu (Gherelin) sleeve gastrektomi ameliyatının ardından %70-80 oranlarında azalır.
  • Sleeve gastrektomi ile midenin tüpleştirilmesi nedeniyle , mide daha hızlı boşalır.
  • Sleeve gastrektomi (mide tüpleştirilmesi) neticesinde midenin çıkış bölümü olan antrumun basıncı yükselir. Bu basınç artışı da antrumun gerilmesine sebep olarak açlık hissinin daha çabuk bastırılmasını sağlar.
  • Sleeve gastrektomi de içeride yabancı cisim bırakma yoktur. Bu nedenle de  buna ait problemlerle karşılaşılmaz.
  • Mide bandı gibi ayarlanmaya gereksinimine de gerek yoktur .
  • Bu ameliyat yöntemi sindirim sisteminin anatomi ve fizyolojisini değiştirmediği için birtakım metabolik hasarlara yol açmaz.

Tüp Mide Ameliyatı Kimler İçin Uygun Bir Ameliyattır?

Tüp mide operasyonu VKİ 35′ten fazla olan, şeker hastalığı yani diyabeti bulunmayan, miktar olarak çok ve katı besinlerle ve özellikle ağırlıklı olarak hamur işi ve et ile beslenen, şekerli besinlerle, alkole ya da asitli içeceklere bağımlılıkları bulunmayan hastalar için daha uygun bir operasyondur. Bunun haricinde süper obez denilen (VKİ> 55) kişiler için de ilk aşama ameliyatı olarak uygulanır.

Tüp Mide Ameliyatında Ameliyat Sonrası Dönem

Operasyonun ertesi günü boyalı su içirilerek yapılan pasaj kontrolünün ardından ağızdan sıvı alımına başlanır. Sıvı alımı 3. gün artar ve kişi çoğunlukla 3. gün evine gidebilir. İlk hafta berrak sıvılar olmak üzere 14 gün boyunca sıvı ile beslenme devam eder. Daha sonra ise yavaş yavaş yumuşak besinlere başlanır ve 4. Hafta tamamlandığında neredeyse tüm besinler yenilebilecek hale gelir. Tüp mide operasyonu ardından 1-2 senelik dönemde fazla kilolarının %40-100′lük bir oranını verebilmek mümkündür. Kilo vermedeki başarı kişinin, ameliyat ardından beslenme düzeni ve egzersiz programına uyması ile doğru orantılıdır. Operasyon ardından beklenen kilo kaybı, fazla kiloların %70 ini oluşturur. Yani 70 kg olması gereken bir kişi, 170 kg ise; operasyon ardından bir buçuk sene sonunda yaklaşık olarak 100 kg’a iner. Kilo kaybı ilk 6 ayda daha hızlı bir ivme gösterirken, daha sonra daha yavaş bir biçimde devam eder. Tüp mide operasyonun ardından kaybedilen kiloların kalıcı olma oranı %75-80 civarındadır. -20 hastada yeniden kilo alma riski yaşanabilir olsa da aynı kiloya dönme olasılığı %1 kadar düşük bir ihtimaldir.

Tüp mide operasyonu ardından, 120 kg ile ameliyata girmiş bir kişinin yaklaşık olarak 45-55 kg arasında kilo vermesi olasıdır.

Tüp Mide Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

  • Aşırı kilolu kişilerde laproskopik olarak yapılabilen bir operasyon olduğu için daha az yara, daha az akciğer problemi , daha az ağrı ve daha hızlı iyleşme olanağı söz konusudur. Laparoskopik ameliyat sayesinde yara iyleşmesi daha hızlı olur ,ağrı daha az olur ve hastanede yatış süresi kısalır, hastalar erkenden normal yaşamlarına dönerler.
  • Midenin hacmi küçültülmesine rağmen işlevleri değiştirilmediğinden birçok besin gurubunun minimum oranda tüketilmesine olanak sağlar.
  • Ghrelin yani açlık hissini uyandıran hormonunu üreten midenin fundus bölgesi kesilip çıkartıldığı için doğal olarak iştah da azalmış olur ve hormonal olarakta kilo kaybı yaşanır.
  • Pilor (mide kapakçığı) muhafaza edildiği için, dumping sendromu engellenir. Besinler mideyi daha geç terk eder. Bu sayede de daha uzun süre tokluk hissinin yaşanması sağlanır.
  • Ülser gibi bir durumun ortaya çıkma ihtimali, en aza indirilir.
  • Bağırsak bypassından kaçınıldığı için; bağırsak tıkanıklığı, marjinal ülser, anemi, osteoporoz (kemik erimesi) , protein ve vitamin eksikliği gibi olasılıklar söz konusu değildir.
  • İkili operasyonlar için uygun çok yüksek VKİ ne sahip kişilerde (VKİ> 55 kg/m2) ilk aşama operasyon için oldukça etkili neticeler sağlar.
  • Anemisi olan ya da bağırsak bypassının ileri dönem komplikasyonlarından tedirgin olan hastalar için ve de Crohn hastalığı olan kişiler ya da bağırsak bypassı için yüksek risk taşıyan hastalar için ideal ve uygun bir seçim olur.
  • Tüp mide operasyonu daha sonra ikinci bir operasyon ile bypassa ve doudenal switche dönüştürülebilir.

Tüp Mide Ameliyatının Dezavantajları Nelerdir?

  • Tahmin edilenden daha az kilo kaybı ya da tekrar kilo alımları ortaya çıkabilir , bu risk, teorik olarak bütün operasyon çeşitlerinde mevcuttur fakat bypassta tüp mideye kıyasla daha az ortaya çıkar
  • Oldukça yüksek VKİ’ne sahip kişilerde (VKİ> 55 kg/m2) fazla kilonun kalan kısmını kaybetmek için çoğunlukla ikinci bir obezite operasyonuna ihtiyaç duyulur. İki aşamalı obezite operasyonları çok yüksek VKİ’ne sahip kişilerde daha etkili ve güvenli neticeler verir.
  • Sıvı ya da yumuşak yüksek kalorili besinler absorbe edilebilir. Bu sebeple de kilo verme yavaşlayabilir.
  • Tüp mide operasyonlarında mide boydan boya kesilir. Bu sebeple de bu dikiş hattında kimi zaman kaçaklar meydana gelebilir, kanamalar oluşabilir.
  • Midenin kesilen bölümü karından çıkartılır bu sebeple de geri dönüşümü olan bir ameliyat değildir. Ancak bypassa ve doudenal switche çevrilebilir.

Tüp Mide Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi operasyonda olduğu gibi tüp mide ameliyatlarında da potansiyel riskler ve potansiyel komplikasyonlar elbette ki mevcuttur. Sleeve gastrektomi yani, tüp mide ameliyatında kesilip çıkarılan mide kısmında uzun bir dikiş hattı meydana gelir. Kimi hastalarda bu uzun dikiş hattından küçük kaçaklar meydana gelebilir. Bu oran %1 in altında olmaktadır. Kaçak halinde dikiş hattı çevresinde ufak apseler oluşabilir. Bu durumda ortaya çıkan birikintiler öncelikle radyolojik olarak (USG eşliğinde) drene edilmeye çalışılır ve bu şekilde kaçağın kapanması beklenir, ancak bunun mümkün olmadığı durumlarda az bir olasılıkla yeniden ameliyat ya da endoskopik olarak kaçak noktasına stent adı verillen örtücü bir cihaz takılması gerekebilir. Günümüzdeki tıbbi teknolojideki gelişmeler ile tüp mide ameliyatı oldukça güvenle uygulanabilmekte ve cerrahi işleme bağlı komplikasyonlar oldukça nadir görülmektedir. Sleeve gastrektomi yani tüp mide ameliyatı kaynaklı ölüm riski %0.3-0.5 dir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme Planı

Tüp mide ameliyatı Gastrektomi sonrasında ameliyatın uzun dönem başarısı önerilen diyete uymakla çok ilişkilidir.

Ameliyattan sonraki 2 hafta katı yiyecek alınmamalıdır.

Sıvı dıda diyetini yumuşak sulu gıda takip etmelidir.        

Neden katı gıdalar başlangıçta yenilmemelidir?

  • Katı gıdalar dikişler üzerinde baskı yapar ve kusma ve midede rahatsızlık hissi oluşturur.
  • Bu sebeplerden dolayı aşağıdaki diyet önerilerine uymanız çok önemlidir!!!

Basamak 1: 2 hafta sıvı gıda

Basamak 2: 2 hafta yumuşak sıvı gıda

Basamak 3: 5. haftadan itibaren katı gıda.Proteinden zengin & kaloriden fakir sağlık yiyecekler

Basamak 1: İlk 2 Hafta Sıvı Gıda

  • Yeterli protein kalsiyum ve öteki besinleri alabilmek için sıvı gıda süt temelinde olmalıdır. İdeal olarak düşük yağ oranına sahip süt seçilmelidir(kaymağı alınmış süt ürünleri).
  • İdeal olan miktar ise en az 1 lt süt veya süt ürünledir.

İzin Verilen Sıvı Gıdalar

  • Diyet içecekler
  • Tanesiz az kalorili çorbalar (domates veya tavuk çorbası gibi)
  • Köpüksüz az şekerli meyveli içecekler
  • Tatlandırılmamış saf meyve suları
  • Şekersiz kahve veya çay
  • Ameliyattan sonraki bir kaç gün bu yiyecekleri azar azar ve yavaş tüketmelisiniz. Sonrasında tolere edebildiğiniz kadar arttırmalısınız.

Önerilen Yemek Planı

Kahvaltı: 1 bardak diyet içecek

Ara öğün: 1 bardak süt

Gün ortası: 1 tas çorba; 1 bardak ayran

Ara öğün: 1 bardak süt      

Akşam yemeği: 1 bardak diyet içecek; 1 tas diyet çorba

Yatmadan önce: 1 bardak süt

Sütlü içecekleri öncelikle içmek gerekir.Böylelikle yeterli besinin alındığından emin olunmalı.Sonrası öteki sıvı içecekler isteğe göre alınır.

İpuçları

  • İçilen içeceği yudum yudum içmeli ve doygunluk / dolgunluk hissi başlaması hissedilmelidir.
  • Bir çok insan bir seferde 50 cc sıvıyı maksimum miktar olarak almaktadır.
  • Doygunluk hissi hissedildiğinde içme kesilmelidir.
  • Mide ağrısı veya bulantı hissedildiğinde bu durum geçinceye kadar başka bir şey içilmemelidir.
  • Şayet içilen miktar fazla olursa mide tamamen dolacak ve kusma başlayacaktır.
  • Karbonatlı, gazlı içecekler mideye ulaştıklarında gaz çıkışına neden olup mideyi şişirecek ve erkenden rahatsızlık hissi verecek hatta kusmaya neden olacakları için içilmemelidir.

Süt bir çok besini sağlamasına rağmen vücudun ihtiyacı olan vitamin ve minerallari tam olarak sağlayamadığı için yetersiz kalmakta ve günlük multivitamin ve mineral desteğine ihtiyaç duyulmaktadır.

Basamak 2:

3. Ve 4. Haftalar: Yumuşak Sulu Diyet

  • 2 hafta sonra aşamalı olarak yiyecekleri yumuşak ezilmiş halde tüketmeye başlayabilirsiniz. Yiyecekler çatalla parçalara ayrılmalı ve ezilmelidir.

Yiyecek Örnekleri

TAHILLAR

Kalorisi azaltılmış süt ile hazırlanmış 1 bisküvi veya yulaf kümesi

ANA YEMEKLER

Beyaz sosla hazırlanmış balık

Domates sosu ile hazırlanmış kıyılmış ve ezilmiş et veya tavuk

Yumuşak omlet

Peynirle ezilmiş makarna

Süzme peynirli kek

Lazanya

Süzme yoğurt veya peynir

SEBZELER VE PATATES

Kabuğu alınmış patates püresi

Havuç,brokoli,karnabahar,kabak püresi

MEYVELER

Pişirilmiş meyveler

Muz püresi

İnceltilmiş meyve suları

PUDİNGLER

Düşük kalori yoğurt

Düşük kalori peynir

Düşük kalori sütlü ve peynirli tatlılar

Basamak 3:

5. Haftadan Sonra

  • 5.haftadan sonra proteinden zengin kaloriden düşük diyet ürünlerine adım adım geçilebilir.
  • Her gün yeterli miktarda protein alındığından emin olunmalıdır.
  • Tolere edebildiğiniz yiyecekleri azar azar ve yavaşça alındığında emin olunmalıdır.
  • Kilo kaybetme amacınıza uygun diyet sloganımız düşük yağ,düşük kalori ve porsiyon kontrolüdür.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrasında Uyulması Gerekenler Önemli Kurallar

Yumuşak ve sıvı yiyecekler tüketilmelidir.

  • Örneğin; yağ oranı düşük sütle hazırlanmış pudingler, patates püresi, süt ile ıslatılmış tahıllar, süzme peynir, yumuşak omlet ve ezilmiş balık
  • Yiyecekleri iyice çiğnemek e yiyecek püre haline gelince yutmak önemlidir

Yeterli miktarda protein alındığından emin olunmalı

  • Proteinli gıdaların öncelikli yenildiğinden emin olunmalı
  • Günde 3 bardak kaymağı alınmış süt veya soya sütü size sağlıklı kalmak için yeterli protein ve kalsiyumu sağlar

Katı yemekleri ve sıvı yiyecekleri aynı anda almamak gerekir

  • Yemeklerle yapılan sıvı içimi geriye kalan küçük mideyi doldurur ve erkenden kusmaya neden olur
  • Mideyi gererek erken doygunluk hissine neden olabilir ya da mideyi erken yıkayarak doygunluk hissine ulaştırmaz ve daha fazla yemeye neden olabilir
  • Yemeklerden önce veya sonra 30 dakika sıvı alınmamalıdır

Yiyecekleri ağızda püre haline gelinceye kadar iyi bir şekilde çiğnemek gerekir

  • Yiyecekler yeteri kadar çiğnenmezse mide çıkışını tıkayarak ağrı,rahatsızlık hissi ve kusmaya neden olabilir.

Yiyecekler yavaş yenmelidir 

  • 2 tabak yemek 20 dakikada yenmelidir. Birçokları ortalama süreyi 45 dakika olarak tutmaktadır.
  • Yakınlarınıza neden yavaş yediğinizi açıklayın ve acele etmeyiniz.

Midenizin doygunluk hissine dikkat ediniz!

  • Doygunluk hissi veya karnınızın ortasında baskı hissettiğinizde yeme ve içmeyi durdurunuz.
  • Bulantı hissettiğinizde yemeyi durdurunuz. Bu histen sonra bir lokma daha almak size ağrı, rahatsızlık hissi ve kusma olarak geri dönecektir.
  • Şayet kötü hissederseniz, geçmişi düşünün ve sebebi bulmaya çalışın
    • Hızlı mı yediniz veya yeteri kadar çiğnemediniz mi?
    • Yemekle beraber veya öncesi ya da sonrasında sıvı mı tükettiniz?
    • Yediğiniz yemekleri sindirmekte mi güçlük çekiyorsunuz.
  • Sebebi bulmanız bundan sonra benzer şeyleri yapmayarak bunu ortadan kaldırmanıza yardımcı olacaktır.
  • Yediğiniz yemekleri bir günlük olarak tutmak ve sonuçlarınızı yazmak size fayda sağlayacaktır.
  • Günde en az 3 öğün yenildiğinden ve iyi beslenildiğinden emin olunmalı
  • Öğünleri atlamayın ;acele ile yeteri kadar çiğnemeden yemek yemeyiniz.
  • Kolay yenilen yiyecekler genellikle yağı ve kalorisi yüksek yiyeceklerdir.  
  • Günlük sıvınızı ve multivitamin mineral desteğinizi almaya devam edin
  • Doktorunuz aksini belirtmedikçe günlük sıvınızı ve multivitamin mineral desteğinizi almaya devam edin

Bazı yiyecekleri diyetinize tekrar alırken problem yaşayabilirsiniz.

  • Değişik yiyeceklere tölerans, onları nasıl hazırladığınız, nasıl  pişirdiğiniz ve nasıl çiğnediğiniz ile ilişkilidir.
  • Yeni yiyeceklere başlarken çok küçük oranlarda başlayarak yiyiniz.
  • Şayet herhangi bir yiyeceği tolere edemezseniz , en az bir ay bekleyip sonrasında tekrar deneyebilirsiniz!

Yenmemesi Gereken Yiyecekler Ve Alternatifleri

Taze ekmek yerine;   Kızarmış ekmek veya kraker

Pirinç pilavı yerine;   Pirinç çorbası

Saf etler yerine;  Ezilmiş küçük parçalar halinde yavaş pişmiş ET

Lifli meyveler, kereviz, tatlı mısır, çiğ meyveler yerine; Kabukları soyulmuş, yavaş ve uzun pişirilmiş, brokoli, soyulmuş domates, karnabahar

Portakal, greyfurt gibi meyveler yerine; Kabukları soyulmuş; meyve suyu ile sulandırılarak inceltilmiş şekilde meyveler

Kabızlıkta Öneriler

  • Ameliyat öncesi yediklerinize oranla daha küçük oranlarda yemek yediğiniz için barsak alışkanlıklarınızda değişiklikler olabilir.
  • Başlangıçta tuvalet ihtiyacınız her 2-3 günde bir olabilir. Aşağıdaki yiyecekleri düzenli olarak tüketmeniz barsak hareketlerinizi düzene koyabilir.
  • Yüksek lifli gıdalar: Tam buğdaylı kahvaltı tahılları ;kabuğu ayıklanmış buğday ürünlerinde yapılan yiyecekler
  • Fırınlanmış kuru fasulye
  • Tam buğdaydan hazırlanmış krakerler
  • Meyve ve sebzeler

Ayrıca öğünler arasında en az 8-10 fincan sıvı alındığından emin olunmalıdır

Sağlıklı Beslenme İçin Uyulması Gereken Kurallar

  • Yeme alışkanlıklarınız oturduğu zaman bu kurallara uymak uzun dönemde uygun kilo kaybı için gereklidir.
  • Mideniz küçültülmüş olmasına rağmen yüksek kalorili yiyeceklerden sık tüketmek kilo kaybı bir yana daha fazla kilo almanıza neden olabilir.
  • Porsiyon büyüklüğü ile ilgili olarak doktorunuza mutlaka danışmalınız.
  • Düşük kalorili tatlandırıcılar kullanmalı ve şekeri ve yağı mümkün olduğunca azaltmalısınız.
  • Alkol yüksek kalori içerir ve iştahınızı açar, bu yüzden en iyisi uzak durmaktır.

İletişim Bilgileri

Adres : Haseki Cad. No: 20, Kat: 1, Aksaray / Fatih - İstanbul

E-posta : drmustafasener@ttmail.com

Gsm : 0505 269 48 62

Telefon : 0212 589 01 32