Obezite Cerrahisi Sonrası Yaşam

Obezite Nedir

Obezite Cerrahisi Sonrası Yaşam

Dünya Sağlık Örgütü tarafından obezite, vücutta genel sağlıklı işleyişi bozacak nitelikte, aşırı yağ birikimi sonucu ortaya çıkan sağlık problemi olarak tanımlanmaktadır. Vücut, gerekli enerjiyi sağlayabilmek için kaloriye ihtiyaç duymaktadır. Ancak vücuda alınan kalori ile harcanan kalori arasında bir dengesizlik ortaya çıkmasıyla birlikte, vücutta yağ depolanması gerçekleşmekte ve aşırı yağ depolanması sonucu, obezite hastalığı meydana gelmektedir. Vücutta oluşan yağ birikiminin obezite boyutuna ulaşmasıyla, kişinin yaşam kalitesi önemli oranda düşmekte ve hastalıklara yakalanma riskinde artış meydana gelmektedir.

Obezite, sadece beden sağlığını tehdit etmemekte, ruh sağlığı üzerinde de ciddi olumsuz etkilere sebep olarak, genel vücut sağlığını tehdit eden etkiler meydana getirmektedir. Bu bakımdan, yaşam süresinin uzaması ve biriken yağ oranları doğrultusunda hareketlerin azalmasıyla, kişide hem üretim kapasitesinin hem de yaşam kalitesinin düşmesine sebep olan Obezitenin tedavisi gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kalıcı Kilo Kontrolü

Obezite tedavisinde ilk basamağı cerrahi tedavi oluşturmamaktadır. Öncelikli obezite tedavisi yöntemleri olarak; diyet, düzenli egzersiz uygulamaları, davranış terapileri ve ilaçlar uygulanmaktadır. Uygulanan tedavi ve diyet problemlerine rağmen kişinin kilo vermesi sağlanamadığı takdirde, vücut kitle indeksi de 35’den yüksek olan, kronik bazı hastalıklara sahip ve önemli sağlık sorunları yaşayan kişilere, tedavi amacıyla obezite cerrahisi uygulanabilmektedir. Obezite cerrahisi, genelikle 18-60 yaş aralığındaki kişilere uygulanmakta ve gerekli hayat tarzı değişiklikleriyle desteklendiği takdirde, ilk yıl içerisinde kişi fazla kilolarının %80’ini verebilmekte ve ciddi biçimde kilo kaybının gerçekleşmesi sağlanmaktadır. Obezite cerrahisi, obezite tedavisinde oldukça önemli ve etkili bir yere sahiptir. Obezite cerrahisi ile, hastalar normal kilolarına dönebilmekte ve kişide obeziteyle ilişkili olarak ortaya çıkan hastalıkların görülme sıklığında azalma sağlanmaktadır.

Laparoskopik ve robotik yöntemlerle gerçekleştirilen obezite cerrahisi ile hastanın iyileşme sürecinde kısalma sağlanmıştır. Sleeve Gastrektomi yöntemiyle gerçekleştirilen obezite cerrahisi ise, mide hacmini küçültmeyi esas alan bir işlem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sleeve Gastrektomi yöntemi, midenin %80’lik kısmının çıkartılmasıyla mide hacmini küçültmeyi dolayısıyla yenilen gıda miktarını azaltmayı amaçlayan cerrahi bir işlemdir. Bu uygulama ile, ameliyat sonrası her ay kiloların %10’una yakın kısmının verilmesi, ortalama 1-2 yıl içerisinde ideal kiloya ulaşılması ve bu kilonun korunması amaçlanmaktadır. Obezite cerrahisinde laparoskopik ve robotik cerrahi uygulamaları, geniş ve keskin bir görüş alanı sağlamakta, bu doğrultuda işlem sonrası komplikasyonların azalması sağlanmaktadır.

Süreç Nasıldır?

Obezite cerrahisi sonrası süreç, erken ve geç dönem olarak iki ayrı dönemde incelenmektedir. Obezite cerrahisi sonrası erken dönem; ameliyatın gerçekleştirilmesinden itibaren ilk 1,5 yıllık süreci içermektedir. Bu dönem kişide kilo kaybının sürmesinin beklendiği süreçtir. Erken dönemde amaç, hastaların sağlıklı biçimde kilo vermesinin sağlanması ve mevcut yanlış alışkanlıkların farkına varılarak değiştirilmesidir. Obezite cerrahisi sonrası geç dönem; 1,5 yıldan sonraki dönem, yani kişide kilo kaybının durduğu süreç olarak tanımlanmaktadır. Geç dönemin en önemli unsurunu, kişinin verdiği kiloları yeniden almamasının sağlanması oluşturmaktadır. Bu bakımdan obezite cerrahisinde geç dönemde, verilen kiloların geri alınmaması için destek programları ön plana çıkarılmaktadır.

Erken Dönem

Obezite cerrahisindeki tüm şişmanlık giderici ameliyatlar, kapalı yani karında büyük kesi oluşturulmadan gerçekleştirilen girişimlerdir. Bu bakımdan obezite cerrahisi sonrası erken dönemde ortaya çıkabilecek durumları şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Hasta 3-4 saat sonra ayağa kalkabilmektedır.
  • Karın bölgesinde büyük kesi yapılmadığı için, ameliyat sonrası ağrıs çok az olmaktadır.
  • Bütün laparoskopik ameliyatlardan sonra gözlemlenebilen omuz ağrıları genellikle 10- 12 saat sonra kendiliğinden geçmektedir.
  • Ameliyat sonrası 1-2 gün hastaların %20’sinde bulantı gözlemlenebilmektedir. Bu durum en fazla 36 saat içerisinde geçmektedir.
  • Ameliyat öncesi kan sulandırıcı iğneye başlanmakta, taburcu olduktan sonra da en az 20 gün boyunca kullanımına devam edilmektedir.
  • Ameliyat sonrası 1.gün gerekli kontrol filmleri çekildikten sonra ağızdan berrak sıvılar verilerek beslenmeye başlanmaktadır.
  • İlk 1 ay, özellikle hareketli olmaya ve günde en az 1,5 litre su tüketilmesine dikkat edilmelidir. -İlk 3-4 ay boyunca ek protein desteği mutlaka gereklidir.

Uzun Dönem

Bütün obezite cerrahileri sonrası, 1 ya da 1,5 yıl sonra yaşanan kilo kaybı durmaktadır. Bu aşamadan itibaren hastanın ciddi bir şekilde takibiyle, tekrar kilo alımının önlenmesi amaçlanmaktadır. Verilen kiloların tekrar alınmamasında kişiye önemli roller düşmektedir.

  • Uygulanan cerrahi işlemin etkilerinden çok, kişinin iradesinin devreye girdiği aşama obezite cerrahisi sonrası uzun dönem olarak adlandırılmaktadır.
  • İlk 1,5 yıl içerisinde doğru beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlıklarının edinilmesi, ameliyat sonrası uzun dönemde olumlu sonuçlar alınabilmesi için oldukça önemlidir.
  • Ameliyatın milat olarak kabul edilmesi ve yaşam tarzının değiştirilmesi gerekmektedir.
  • Düzenli ve sağlıklı beslenmenin, sigara ve alkolden uzak bir hayatın alışkanlık haline gelmesi gerekmektedir.